Tüketici hakem heyetine 2026’da hangi sınırla başvurulur?

2026 başvurularında 186.000 TL altındaki tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe hakem heyetinin görevi, başvuru yeri ve karara itiraz süresi.

2026’da bir tüketici uyuşmazlığının hakem heyetine mi gideceği, malın alındığı güne değil, başvuru yılı için yayımlanmış parasal sınıra bağlıdır. 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ, 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanacak tutarı belirler. Bu not o sınırı, başvurunun nereye yapılacağını ve heyet kararına itirazı anlatır. Ayıplı maldaki seçimlik haklar bu notun dışındadır.

Kısa özet: Tebliğin 3. maddesine göre 2026 yılında yapılacak başvurularda değeri 186.000 Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevlidir. 6502 sayılı Kanun m.68, sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuruyu zorunlu tutar ve bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için heyet başvurusunu kapatır. Karara karşı süre, tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır (m.70). İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.

186.000 TL hangi başvurular için geçerlidir?

Tebliğ 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girmiştir (m.5). Metin, sınırı “2026 yılı için yapılacak başvurular” diye kurar. 6502 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin dördüncü fıkrası, hakem heyetine yapılmış başvurular ile açılmış davalarda başvuru veya dava tarihinde yürürlükte bulunan görev ve yetki hükümlerinin uygulanacağını söyler. 2026’dan önce yapılmış bir başvurunun tutarı, bu tebliğle kendiliğinden değişmiş sayılmaz.

Kanun metnindeki “otuz bin Türk Lirası” ibaresi, her takvim yılı başından itibaren o yıl için ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır (m.68/4). Artış hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. 2026’da uygulanacak tutar, bu kuralın tebliğle ilan edilmiş hâlidir: 186.000 Türk Lirası. Mevzuat.gov.tr’deki kanun metninin dipnotu da 1 Ocak 2026’dan itibaren bu tebliğe bakılacağını belirtir.

Sınırın altı ve üstü ne anlama gelir?

m.68/1, tarafların İcra ve İflas Kanunu’ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuruyu zorunlu kılar. Aynı fıkra, bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için heyet başvurusunun yapılamayacağını söyler.

2026 tebliği görev cümlesini “186.000 Türk Lirasının altında” diye kurar. Uyuşmazlık değerinin tam 186.000 Türk Lirası olması hâlinde tebliğ, heyeti görevli sayan ayrı bir cümle kurmaz. Bu not o eşit tutarı heyet görevi olarak yazmaz.

Tebliğ, il heyeti ile ilçe heyeti için iki ayrı para bandı koymaz. 186.000 Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıkta her iki tür heyet de görevlidir. Hangi heyetin yetkili olduğu, tebliğin 4. maddesine göre Bakanlıkça belirlenen yetki alanı ve iş bölümüne bağlıdır. İl heyetleri il sınırları içinde, ilçe heyetleri ilçe sınırları içinde yetkilidir. Heyet kurulmayan ilçede, Bakanlığın o ilçe için belirlediği heyet yetkilidir.

Başvuru nereye yapılır?

m.68/3 ve tebliğin 4. maddesinin ikinci fıkrası aynı yeri gösterir. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.

Başvuru yapılabilecek ilçede heyet kurulmamışsa başvuru o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. Kaymakamlık, başvuruyu Tüketici Bilgi Sistemine kaydederek Bakanlıkça belirlenen yetkili heyete iletir.

Heyet, kendisine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır (m.68/2). Bu cümle, her talebin esastan kabul edileceği anlamına gelmez.

Sınırın üstünde mahkeme yolu nasıl işler?

Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için heyet başvurusu yapılamaz (m.68/1). Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m.73/A). Bu şart, heyetin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklara ve heyet kararına yapılan itirazlara uygulanmaz. Tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da aynı maddede istisna tutulmuştur.

Bu not, arabuluculuk ücretinin kim tarafından karşılanacağını ve arabuluculuk bürosunun işleyişini açmaz.

Heyet kararına nasıl itiraz edilir?

m.70’e göre heyet kararları tarafları bağlar. Heyet, vekâlet ücretine hükmedemez. Tebliği gereken evrak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesine göre elektronik ortamda tebliğ edilir. Bu yolla tebligat yapılamazsa 7201 sayılı Tebligat Kanunu uygulanır. Kararlar, İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre yerine getirilir.

Taraflar, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, heyetin bulunduğu yerdeki veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararın icrasını durdurmaz. Hâkim, talep üzerine icrayı tedbir yoluyla durdurabilir. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

Bu iki hafta, belirli bir karar için takvim hesabı değildir. Süre, o kararın tebliğ tarihinden başlar.

Bu not hangi konuları anlatmaz?

Ayıplı maldaki sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim Ayıplı üründe tüketicinin seçimlik hakları nelerdir? notundadır. Hakem heyeti sınırı, bu haklardan hangisinin doğduğunu belirlemez.

m.68, tarafların İcra ve İflas Kanunu’ndaki haklarını saklı tutar. Para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız takip, heyet başvurusundan ayrı bir yoldur. O yolun ödeme emri ve itiraz süresi İlamsız icrada ödeme emri ve itiraz süresi notundadır. Alandaki genel çerçeve Tüketici Hukuku sayfasındadır.

2026 tutarının metni 23 Aralık 2025 tarihli tebliğde, kanun hükümleri mevzuat.gov.tr’deki 6502 sayılı Kanun metnindedir.

Bu bilgi notu genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özgü hukuki görüş içermez.

Kaynaklar