Ticaret sicilinde tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi

Tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından sonra üçüncü kişilere etkisi, kayıtla ilan arasındaki fark ve tescilsiz hususun ileri sürülmesi.

Bir şirketin sicilde görünmesi, o kaydın herkese karşı o anda sonuç doğurduğu anlamına gelmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, üçüncü kişilere etkiyi kural olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki ilana bağlar. Bu not tescilin ve ilanın bu etkisini anlatır. Ticaret unvanının ayrıntısı, şirket türlerine göre temsil yetkisi ve ticari alacağın icra yoluyla takibi bu notun dışındadır.

Kısa özet: TTK m.36’ya göre ticaret sicili kayıtları, nerede bulunursa bulunsun, üçüncü kişiler hakkında tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuç doğurur. İlanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamışsa son kısmın yayımlandığı gün esas alınır. Tescil edilmiş durum ile ilan edilen durum farklıysa, üçüncü kişilerin ilana güveni korunur; gerçek durumu bildikleri ispat edilmedikçe bu böyledir (m.37).

Tescil nasıl istenir?

m.27’ye göre ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır. Resen veya yetkili kurumun bildirmesiyle yapılacak tesciller saklıdır. Harca tabi işlerde tescil anının saptanmasında harç makbuzunun tarihi belirleyicidir. Bu tarih, kaydın üçüncü kişilere karşı sonuç doğurduğu gün değildir. Üçüncü kişilere etki m.36’da ayrıca düzenlenir.

İstem, m.28’e göre ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Bir hususun tescilini istemeye birden çok kişi zorunlu ve yetkiliyse, kanunda aksi yoksa birinin istemi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır.

Sicil müdürü, tescil için aranan kanuni şartların bulunup bulunmadığını inceler (m.32). Tescil edilecek hususların gerçeği tam yansıtması, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmaması ve kamu düzenine aykırı olmaması şarttır.

Üçüncü kişilere etki ne zaman başlar?

m.36’nın birinci fıkrası şu ayrımı kurar:

  • Etki, sicil müdürlüğünün bulunduğu yere göre değişmez. Kayıtlar nerede bulunursa bulunsun aynı kural uygulanır.
  • Başlangıç, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği günü izleyen iş günüdür.
  • İlanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamışsa, son kısmın yayımlandığı günü izleyen iş günü esas alınır.
  • İlan tarihinden itibaren işleyecek süreler de bu günden başlar.

Bu not belirli bir ilan için son takvim gününü hesaplamaz. Ekranda görünen bir sicil satırı ile gazetedeki ilan aynı kayıt değildir. m.36, üçüncü kişilere etkiyi ilana bağlar.

Bazı hususların tescille birlikte derhâl üçüncü kişiler hakkında sonuç doğuracağı veya sürelerin derhâl işleyeceği kanunda ayrıca öngörülmüş olabilir (m.36/2). Bu not o özel hükümleri saymaz.

Üçüncü kişiler, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerini ileri süremez (m.36/3).

Kayıt ile ilan farklıysa hangisi esas alınır?

m.37’ye göre tescil kaydı ile ilan edilen durum arasında aykırılık varsa, üçüncü kişilerin ilan edilen duruma güveni korunur. Bunun istisnası, tescil edilmiş gerçek durumu bildiklerinin ispat edilmesidir. Bu hüküm, “ilan her zaman kaydın yerine geçer” anlamına gelmez. Korunan, üçüncü kişinin ilana güvenidir. Gerçek durumu bildiği ispatlanırsa bu koruma kalkar.

Tescil edilmemiş husus üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir mi?

m.36/4’e göre tescili zorunlu olup da tescil edilmemiş bir husus, ya da tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, üçüncü kişilere karşı ancak onların bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edilirse ileri sürülebilir.

Tescili zorunlu olup kanuni şekilde ve süresi içinde istenmeyen bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri uygun bir süre içinde yükümlülüğü yerine getirmeye veya tescil sebebinin bulunmadığını ispat etmeye çağırır (m.33). Çağrıya uyulmamasının idari para cezası sonucu kanunda öngörülmüştür. Cezanın tutarı bu notta verilmez. Gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın yaptırımı da ayrıdır (m.38). Bu not o tutarları ve ceza yargılamasını açıklamaz.

m.35’e göre herkes ticaret sicilinin içeriğini ve müdürlükte saklanan senet ve belgeleri inceleyebilir. Onaylı suret, gideri ödenerek alınır. Bir hususun sicilde kayıtlı olup olmadığına dair onaylı belge de istenebilir. Tescil edilen hususlar, kanun veya yönetmelikte aksi yoksa Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilan olunur.

Sicil müdürünün kararına nasıl itiraz edilir?

m.34, sicil kaydının üçüncü kişilere etkisinden ayrı bir yoldur. İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri hakkında sicil müdürlüğünün kararına, kararın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilir. Mahkeme itirazı dosya üzerinden inceler. Karar, sicilde kayıtlı bir hususa ilişkin üçüncü kişi menfaatine aykırıysa itiraz eden ile üçüncü kişi de dinlenir. Gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.

Bu sekiz gün, ilanın üçüncü kişilere etki süresinin yerine geçmez.

Bu not hangi konuları anlatmaz?

m.39’a göre her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senet ve diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. Ticari mektuplarda sicil numarası, ticaret unvanı ve işletmenin merkezi gösterilir. Maddenin internet sitesi ve şirket türüne göre ayrıca saydığı duyurular bu notta açılmaz.

Tüketici işlemindeki seçimlik haklar Ayıplı üründe tüketicinin seçimlik hakları nelerdir? notundadır. Para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız takipten doğan ödeme emri ise İlamsız icrada ödeme emri ve itiraz süresi notundadır. Sicil kaydı, ödeme emri değildir. Aynı alandaki genel çerçeve Ticaret Hukuku sayfasındadır.

Kanun metni, mevzuat.gov.tr’deki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu üzerinden görülebilir.

Bu bilgi notu genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özgü hukuki görüş içermez.

Kaynaklar