Mirasın reddi: süre, ret beyanı ve hukuki sonuçları

Türk Medeni Kanunu’na göre mirasın reddi: üç aylık süre, sulh mahkemesine beyan, ret hakkının düşmesi ve payların geçişi. Resmî kaynaklı genel bilgi notu.

Bir yakınını kaybeden mirasçı, mirası kabul etmek zorunda değildir. Kanun, mirasçılara mirası reddetme imkânı tanır; ancak bu imkân belirli bir süre, belirli bir şekil ve belirli sonuçlarla bağlıdır. Bu not, Türk Medeni Kanunu’nun mirasın reddine ilişkin 605–612. maddelerinin neyi düzenlediğini özetler. Mirasçılık sıfatını gösteren belge için Mirasçılık belgesi neyi gösterir? notuna bakılabilir.

Kısa özet: Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m.605). Ret süresi üç aydır ve yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (m.606). Ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı, kayıtsız ve şartsız bir beyanla yapılır (m.609). Süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur; tereke işlemlerine mirasçı sıfatıyla karışmak da ret hakkını ortadan kaldırabilir (m.610).

Mirası kimler reddedebilir?

Madde 605’e göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Yasal mirasçı, kanunun belirlediği yakınlık derecesine göre mirasçı olan kişidir; atanmış mirasçı ise mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufuyla, örneğin vasiyetnameyle mirasçı yaptığı kişidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Yani bu durumda ayrıca bir ret beyanı yapılması gerekmez; kanun sonucu doğrudan bağlar. Bir terekenin bu duruma girip girmediği, somut belgelere göre değerlendirilir.

Ret süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

Madde 606 mirasın üç ay içinde reddedilebileceğini söyler. Sürenin başlangıcı mirasçının türüne göre ayrılır:

  • Yasal mirasçılar: Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarih.
  • Atanmış mirasçılar: Mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarih.

Başlangıç tarihini genel bir kural değil, kişinin kendi durumu belirler. Örneğin mirasçı olduğunu sonradan öğrenen bir yasal mirasçı bakımından, bunu ispat edebilmesi hâlinde süre farklı bir tarihte başlayabilir.

Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa, ret süresi mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar (m.607). Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; bunlar için süre, mirasın kendilerine geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar ve mirasçıya tanınan süre dolmadan sona ermez (m.608).

Ret nasıl yapılır?

Madde 609’a göre mirasın reddi mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Kanunun öngördüğü diğer unsurlar şunlardır:

  • Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir; belirli bir koşula bağlı ret beyanı bu madde bakımından yeterli değildir.
  • Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder.
  • Süresi içinde yapılmış ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazılır; reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.

Başvuruda istenecek belgeler ve işlemin mahkemedeki yürütülüş biçimi gibi uygulama ayrıntıları kanun maddesinde yer almaz; bunlar ilgili sulh mahkemesinden öğrenilir.

Ret hakkı hangi hâllerde ortadan kalkar?

Madde 610 iki durumu ayırır:

  1. Sürenin geçmesi: Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
  2. Mirasçı sıfatıyla davranış: Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez.

Aynı maddenin son fıkrasına göre zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını önlemek için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması ret hakkını ortadan kaldırmaz. Hangi davranışın bu çerçevede değerlendirileceği somut olaya bağlıdır.

Ret edilirse pay kime geçer?

  • Mirasçılardan biri reddederse (m.611): Yasal mirasçılardan birinin payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Atanmış mirasçı reddederse payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
  • En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse (m.612): Miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Mirası kabul eden mirasçılar bakımından paylaşım ayrı bir konudur. Kabul edilen mirasın mirasçılar arasında nasıl paylaşılabileceği Miras ortaklığı, paylaşma ve ortaklığın giderilmesi notunda ele alınmıştır. Mirasçılık belgesinin nasıl alındığı ise ayrı bir notta anlatılmıştır.

Bu bilgi notu genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özgü hukuki görüş içermez.

Kaynaklar